KİM23 ELAZIĞ

  

Ana Sayfa Tüm Haberler

Ankete Katıl

İletişim Arşiv

Üye Girişi

Üye Ol

     
 

Şahin Duman'dan Ezber Bozan Açıklamalar

 
 
10.04.2013
 
 

Kanal 23 Televizyonunda İbrahim Menengiç tarafından sunulan Detay Haber programının dün akşamki konuğu M.Şahin Duman oldu.

Programda Şahin duman tarafından büyük emeklerle hazırlanan ve tamamı belge ve kaynaklara dayandırılarak hazırlanan “İstiklal Harbinde Türk’ün Kürt’ü” isimli eser konu edildi.  Program sunucusu İbrahim Menengiç’in dünden bugüne kadar gelen Kürt sorunu ile ilgili sorularına cevap veren Şahin Duman’ın katıldığı Detay Haber programı büyük bir izleyici kitlesi tarafından dikkatle izlendi.

İ.Menengiç: Kitabın adı çok ilginç ve dikkat çekici. Kitaba neden bu ismi verdiniz?

Ş.Duman:İlk bakışta çok anlamlar yükleyenlerin yanında bir kısım okuyucularda kitaba verilen bu isme ilginç diyerekten içeriğini merak etmektedirler.Hacı Kaya Sebati 1925 yılında İstiklal Mahkemesi tarafından yargılanırken İstiklal Mahkemesi Reisi Mazhar Müfit Bey kendisine “Kürt müsün Türk müsün”? diye soruyor. Hacı Kaya bu soruya “Ben Türk’ün Kürdüyüm” diyerek cevap veriyor. Bizde kitabımıza ismi verirken bu söylemi baz aldık.

İ.Menengiç: İstiklal harbinde doğu ve Güneydoğu’nun tavrı nedir.

Ş.Duman: Osmanlının zayıf düştüğü ve Anadolu topraklarının dönemin küresel güçleri tarafından paylaşılmasının hesaplarının yapıldığı o sıkıntılı günlerde Anadolu insanı birlik ve beraberliğin en güzel örneğini vererek milli mücadeleyi başlattı. Mustafa Kemal Paşa yöre insanının özündeki inanç ve kararlığı görmeseydi ve bu insanlara güvenmeseydi istiklal harbinin başlangıç parolası olan “ya istiklal ya ölüm” demezdi. Çünkü siz ne kadar lider olsanız da liderliğini yaptığınız halkın özünde vatanseverlik duygusu yoksa bir sonuç alamazsınız. Bölge insanı Türkü, Kürdü, Çerkezi, Abazası ve diğer bütün etkin unsurlar kendi özündeki vatanseverlik duygusunu Mustafa Kemal Paşa ile dışa vurarak Çanakkale destanlarını yazmıştır. Zaten Atatürk bütün bu unsurların yüreğindeki vatan sevgisi ve inançla yoğrulmuş kardeşlik duygularının sıkı sıkıya bağlılığına güvenerek yedi düvele kafa tutmuş istiklal mücadelesini başlatmıştır. O dönemde bölgede İngilizlerin M.Noel ile oynadığı oyunu fark eden yöre insanı hiçbir şekilde oyuna gelmemiş ve vatan savunmasını namus savunması kabul edip bütün tehlikelerin üstesinden gelmeyi başarmıştır.

İ.Menengiç:O dönemde oynanan oyundan biraz bahsedermisniz.

Ş.Duman: Tarih kitaplarında da yazıldığı gibi o dönemde bölgeye gelen İngiliz ajan M.Noel Malatya’da bağımsız bir Kürdistan kurulması çalışmalarını başlatır. En büyük destekçisi Harput Valisi Ali Galip ve Malatya Mutasarrıfı Halil ile bunlara destek veren Kamran ve Celadet gibi şahısların çalışmaları olmuştur. Ali Galip Sivas kongresini basarak Mustafa Kemal ile beraberindekileri tutuklayıp İstanbul’a götürmek üzere görevlendirilmiştir. O dönemde İstanbul İtilaf devletleri tarafından işgal edilmiş ve hükümet bu anlaşmalı devletlerin her dediğini yapmak gibi bir basiretsizliğin içine düşmüştür. Ve yine o dönemde Haluk Nurbaki’nin yazısında belirttiği Doğu insanını bölücü faaliyetlerden koruyan iki büyük lider olan ve biri yakın çağın en büyük İslam alimi Said-i Nursi hazretleri diğeride İstiklal harbinde büyük etkinliği olan Hacı Kaya bu bölücü faaliyetlere fırsat vermemesi noktasında yaptıkları mücadele etkili olmuştur.

İ.Menengiç:Hacı Kaya bu konuda neler yapmıştır.

Ş.Duman:Hacı Kaya öncelikle 1914 yılında Elazığ ve Malatya’dan topladığı milis güçleri ile bizzat Kafkas cephesine giderek mücadele vermiş ve dönüşünde Osmanlı sadareti tarafından kırmızı kurdeleli harp madalyası ile ödüllendirilmiştir. Memlekete dönen Hacı Kaya bölgede cereyan eden Ermeni olayları ile karşılaşır. Ermenilere Bağımsız devlet kurmaları hususunda kendilerine söz veren Rusların yalanına kapılan bu millet-i sadıka tebaası yüzyıllık birliktelikleri olan komşusuna iş ortağına kılıç çeker bir duruma gelmiş ve tarifsiz acı ve vahşetin yaşanmasına sebebiyet vermişlerdir. Hacı Kaya hemen valilik ve mutasarrıflık nezdinde girişimlere başlayarak bu acının dindirilmesi konusunda ve vatanın savunulması refleksiyle yapılan bir mücadelenin içine girer. Sonraki yıllarda işgal devletlerin baskısıyla kurulan Divan- Harbi Örfi mahkemesinde Osmanlı tarafından yasal olarak başlatılan tehcir olayında suçlu gibi gösterilenlerin yargılamasına başlanır. Hacı Kaya’da bu mahkemede idamla yargılanmak üzere İstanbul’a sevk edilmesi istenir. M.Noel kendisine engel gördüğü Hacı Kaya ile ilgili bir takım yalan ve iftiraların yer aldığı bir günlük tutarak dört yıl önce yaşanmış olayları kendisi yaşamış gibi günlüğüne yazarak gelecek kuşaklara bile sinsi oyunun zihinleri bulandırarak devam ettirilmesinin sağlanması gibi bir senaryoyu yazar.

Oyunu fark eden Mustafa Kemal Paşa, Ali Galip ve yanındakileri tutuklamak üzere Binbaşı İlyas beyi gönderir. Bunu haber alan Vali Ali Galip kendisini idamla yargılamak üzere yakalatıp İstanbul’a göndermek için köşe bucak aradığı Hacı Kaya’yı arayarak bu seferde yardım ister. Ama bilmediği bir şey vardır ki Hacı Kaya Binbaşı İlyas Beyle temas halindedir. Ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kurulması çalışmalarını birlikte yürütmektedirler.

Tabiî ki Hacı Kaya Ali Galip’in bu müracaatına karşılık vermez. Ve daha sonrasında Ali Galip’in sığındığı Kahta’da Hacı Bedir Ağa’ya giderek kendisini ikna edip bunların uzaklaştırılmasını sağlamıştır. Ali Galip olayından sonra firarlık günleri biten Hacı Kaya Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin başkanı olarak milli mücadeleye kaldığı yeden devam etmiştir.

İ.Menengiç:Ertuğrul Kürkçü’nin bir Tv programında söylediği din birleştirici olsaydı Araplar bu durumda olmazdı sözüne ne diyorsunuz?

Ş.Duman:Ertuğrul Kürkçü öncelikle kendisine temsil yetkisi veren halkın dininin içeriğinden haberdar olması lazım. Kastettiği dinin hangisi olduğunu bilmiyorum ama Kürt halkının İslam dinine mensup olduğunu biliyorum. Kardeşlik ruhunun esas alındığı bu yüce dinin en büyük savunucuları her zaman Kürtler olmuşlardır.

Batman, Dirşev ve Şırnak aşiret reislerinin 1919 yılında Osman Dahiliye Nezaretine gönderdikleri bir telgrafta şunları söylüyorlardı. “… Biz Kürtler Dinin Mübini İslam ve onun savunucusu Peygamberi uğruna kanlarımızı katre katre akıtmaya kasem ile yemin ediyoruz” şeklindedir. Hele birde Bitlis’in bağrından çıkan ve asrın en büyük İslam alimi Bediüzzaman’ın misyon ve vizyonu ile temsil ettiği İslam gerçeğinin en büyük örneğini teşkil eden asrı saadet dönemini göremeyen birilerinin söylemi o halkı temsil etmez diye düşünüyorum. Kürtlerin sahip olduğu din bu büyük zatların savunucusu olduğu ve kardeşlik ruhunun esas alındığı Müslümanlık dinidir. Gerçi Allah sevdiği kuluna hidayet verir, bu bir nasip meselesi. Birilerinin Marks’ın düşünce ve felsefesiyle ilahı mesajı anlamasını beklemek safdilliktir. Sanırım bu onlar için retoriktir.

İ.Menengiç:PKK gerçeği dünün bilinmemesinden kaynaklanıyor diyebilirmiyiz?

Ş.Duman:Dününü bilmeyen bu günü anlayamaz anlasa da anlamlandıramaz. Bugün oynanan oyun dünkü siyah beyaz olan senaryonun renklendirilmiş halidir. Dağa çıkan terörist ne kadar suçluysa onu oraya çıkaran sebeplerin oluşmasını sağlayanlarda o kadar suçludur. Kabul edilmelidir ki birçok acılar yaşandı. Aklın ve vicdanın kabul edemeyeceği acıların yaşanmasına sebebiyet veren hatalar zinciri vardır bunlar inkar edilemez gerçeklerdir. Ancak mesele devlet, millet ve vatan meselesidir. Hiçbir sebep bizleri bu devletten ve milletten koparmamalıdır. Yaşadığı hayat boyunca iftiralara, haksızlıklara ve acılara maruz kalan, yeri geldiğinde birkaç kez zehirlenen Bediüzzaman’ın tarihçe-i hayatı bizlere rehber olacak bir örnektir.

Öte taraftan bu vatan için her şeyini ortaya koyan Hacı Kaya bütün bu hizmet ve mücadelesine rağmen sürgüne gönderildiğinde “ne yaparsanız yapın beni bu devletten ve milletten koparamazsınız” demiştir.

Selehaddin Eyyubi, İdrisi Bitlisi ve Said-i Nursi’yi öz değerleri olarak kabul etmeyen bir zihniyetin hangi etnik unsurun öz değerlerinden bahsettiğini de bilemiyoruz. Bence Kürtlerin öz değerleri bu önder kişiliklerin temsil ettiği değerlerdir.

İ.Menengiç:Şahin bey ezber bozan açıklamalar yapıyorsunuz. Süreç incelendiğinde bu açıklamalarınız çok daha önem kazanmaktadır. Peki Hacı Kaya neden bilinmiyor?

Ş.Duman:Aslinda benim bu soruyu size sormam lazım. Kitabı okuyan bir arkadaşımız biz neden bu insanı tanımıyoruz diye sormuştu. Şimdi bende İbrahim Bey size soruyorum. Sütçü İmamı hepimiz biliriz. Sütçü İmam Maraş’ta imamlık yapan ve süt satarak geçimini sağlayan Ali adında bir kişidir. Kendisi o dönemde süt sattığı sokakta Uzunoluk hamamından çıkan kadınlara sarkıntılık yapan askerlere kurşun yağdırmasıyla kahramanlık göstermiş ve İnancına, namusuna, şeref ve haysiyetine ne kadar düşkün olduğunu ortaya koymuş bir kahramandır. Bu kahramanlığını ders kitaplarında bile okuduk.

Peki, biraz önce anlattığımız ve kitapta belgeleriyle ortaya koyduğumuz, Nutukta adı geçen ve Milli Mücadeleye verdiği destek ve katkı tartışılamaz olan Hacı Kaya’yı neden bilmiyoruz. Maraş’ın kurtuluşuna bizzat katılarak sıcak çatışmanın içine giren ve verdiği bu mücadele Mustafa Kemal Paşa’nın kendisine gönderdiği bir telgrafla takdir ve teşekkürle karşılanan Hacı Kaya’yı neden bilmiyoruz. Yine Sivas Kongresi Heyeti Temsiliyesi adına Mustafa Kemal Paşa tarafından gönderilen bir telgrafla yaptığı hizmetler teşekkür ve övgüye layık görüldüğü halde biz neden kendisini tanımıyoruz. Kırmızı kurdeleli harp madalyası verilen ve Atatürk’ün kendisine gönderdiği birçok telgrafta hizmetlerine vurgu yapılan bu insanı neden bilmiyoruz.

Diğer taraftan Bediüzzaman Said-i Nursi’nin Ermenilere ve Ruslara karşı kendi milis güçleriyle verdiği mücadele ortadayken neden kendisi resmi tarihimizde yer almamaktadır. Kendisi bu ülkenin kurtuluşuna ve Anadolu insanının birlik ve beraberliğinde çok büyük etkinliği olmasına rağmen hiçbir tarih kaynağında neden ismine rastlanmamaktadır

İ.Menengiç: Şahin Bey Mesaj alınmıştır. Ancak zamanımız yetmeyecektir. Çok önemli ve ezber bozucu açıklamalarda bulunuyorsunuz. Başka bir programda kaldığımız yerden devam etmek üzere programı burada bitirelim. Katılımınız için sizlere teşekkür ederim.

Ş.Duman:Ben sizlere ve ekranları başında bizleri seyreden tüm seyircilerimize teşekkür eder hayırlı akşamlar dilerim.

 
   

  Eklenme Tarihi: 10.04.2013

 
  Bu sayfa 442 defa ziyaret edildi. Yorum yazabilmek için üye olmalısınız. 
 
  Okuyucuların yaptığı yorumlar  
Şahin Duman'dan Ezber Bozan Açıklamalar Başlıklı habere toplam 0 kişi yorum yazdı
Bu Haber Hiç Yorumlanmamıştır.

Geri Dön

En Çok Okunanlar
Takvim
« Eylül »
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30
 

Copyright©2012  www.kim23.com   -   irtibat@kim23.com